1 Ekim 2017 Pazar

Şebnem İşigüzel- Ağaçtaki Kız


Kardeşiniz gökyüzüne yaklaşmak için mi yukarıda oturuyor?
"Kardeşim" dedim, "yeryüzünü iyi görmek için biraz daha uzaktan bakmak gerektiğini savunuyor."




İnsan bir başkasının hikayesidir. En çok da anne ve babasının. Genetiği geçtim, bu ruhen böyledir.





Dünya, hikayeden ibaret. Öyle olmasa çekilmezdi zaten.

26 Eylül 2017 Salı

Birhan Keskin- Yol


Ben seni hep sevgilim ben seni hep
yüzünden geçen dalgalardan okudum.
Gözlerine sevgi okudum ellerine şefkat okudum.
Annen seni inkar etmişti
Aldım etime dokudum.




Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.





Omurgamı aldın benim.
Omurgamı aldın.
Omurgamı aldın.
Omurgamı.

Niye?

17 Eylül 2017 Pazar

Hasan Ali Toptaş- Gölgesizler


Daha doğrusu herkesin, asla göremeyeceği halde görmek istediği kayıp bir yüzü vardır.




O zaman anlamış bütün gerçeği; ne yürüyormuş, ne duruyor. Yürüyorum dediği, durmanın ta kendisiymiş. Düş gibi bir şey yani... Koşarsın koşarsın da varamazsın hani; içindeki umut, varamadığın kadar büyür. Sen bakarsın ışıltıyla. İleriye uzanırsın (uzanmak istiyorsun yalnızca), uzandıkça da kolların uzar babam uzar... Gene de boşluğu avuçlarsın hep; düşünü düş yapan boşluğu...

9 Eylül 2017 Cumartesi

W. Somerset Maugham- Boyalı Peçe



Bazılarımız yolunu afyonla bulmaya çalışıyor, bazılarımız Tanrı'yla, bazılarımız viskiyle ve bazılarımız da aşkla. Bütün yollar aynı yöne gidiyor ve aslında hiçbir yere varmıyor.




Ama söyleyecek bir şeyi olmayan herkes susarsa, insanoğlu kısa sürede konuşma yeteneğini yitirir diye düşündü Kitty gülümseyerek.

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Hasan Ali Toptaş- Kuşlar Yasına Gider




Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır.




                               
Bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor.


9 Ağustos 2017 Çarşamba

Pınar Kür- Asılacak Kadın

Merhaba! 💜
Pınar Kür'ün eskiden yasaklanmış olan fakat kazandığı dava sayesinde yeniden basılan romanı Asılacak Kadın'ı okudum.
Konusundan bahsedecek olursak: Hüsrev Bey karısı öldükten sonra, evlerinde hizmetçilik yapan Melek'i taciz etmeye başlar. Bir süre sonra onunla evlenir, Melek'e fikri sorulmaz, sonra ise onu para karşılığında başkaları ile beraber olmaya zorlar. Bütün köy bundan haberdardır ama kimse engel olmaya çalışmaz. Bir süre sonra ise Hüsrev Bey öldürülür. Okumayanlara bütün kitabı anlatmış olmamak için konusu hakkında daha fazla yazmayacağım.
Kitap hakimin, Melek'in ve konusunda bahsetmediğim Yalçın'ın ağzından olmak üzere 3 farklı bölümde yazılmış.
Pınar Kür, gençlik yıllarında gazetede okuduğu bir haber üzerinde yazmış bu romanı, bu da kesinlikle kitabı daha da etkileyici yapıyor.
Okurken beni çok üzdü, "neden" diye sorarken buldum sürekli kendimi.
Tavsiye ederim❤



Korku değil. Korkmuyorum artık. Yani kızmıyorum. Yani kızıyorum ama o ilk günkü gibi delice değil. Akıllıca. Ne yapacağını bilenlerin sabırlı kızgınlığı var içimde. 

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Susanna Tamaro- Her Melek Korkunçtur


Yazmak didiklemektir.




Bak gerçekte hepimiz çoktan öldük, sadece dönüşen tozlarız. Boşluk bizi yaratıyor ve sonra gene boşluğa dönüyoruz. Bu nedenle, duygusallaşmak gereksiz bir şeydir."